Arapça Fiil - 10

Arapçada Nâkıs Fiiller

Mutell fiiller grubunun üçüncü ögesi nâkıs fiillerdir.
Son harfi, yani lâmu’l-fi‘l’i illetli olan fiillere nâkıs fiiller denir.
Nâkıs fiiller bu illetli harfin vav ( و ) ya da ye ( ي ) oluşuna göre ikiye ayrılır:
• İlletli olan son harf vâv ise bu fiile nâkıs-ı vâvî denir ve bu illetli harf mâzî formda elif-i memdûde (uzun elif ) olarak görünür.
Örnek:
دَعا (davet etti; dua etti)
رَجا (rica etti)
نَما (gelişti)
دَنا (yaklaştı)

• İlletli olan son harf ye ise bu fiile nâkıs-ı yâ’î adı verilir ve bu illetli harf mâzî formda elif-i maksûre (kısa elif ) olarak görünür.
Örnek:
رَوَى (rivayet etti)
نَوَى (niyet etti)
بَنَى (yaptı, bina etti)
مَشَى (yürüdü)

Dördüncü kalıptan olan nâkıs fiillerde illetli harf ye’dir ve mâzîde ye olarak karşımıza çıkarken, muzâride (kendisinden önceki harfin harekesi fetha olduğu için) elif-i maksûre olarak görünür.
Örnek:
يَرْضَى - رَضِيَ (razı olmak)
يَبْقَى - بَقِيَ (kalmak)
يَنْسَى - نَسِيَ (unutmak)

Şimdi sırasıyla bu fiillerin mâzî ve muzâri çekimlerini inceleyelim.

Nâkıs Fiilin Mâzî Çekimi

Şimdi birinci kalıptan olan دَعا (davet etti; dua etti) fiili örneğinde bu çekimi inceleyelim:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ دَعَوْاهُما دَعَوَاهُوَ دَعاGâib
هُنَّ دَعَوْنَهُما دَعَتاهِيَ دَعَتْGâibe
أَنْتُمْ دَعَوْتُمْأَنْتُما دَعَوْتُماأَنْتَ دَعَوْتَMuhâtab
أَنْتُنَّ دَعَوْتُنَّأَنْتُما دَعَوْتُماأَنْتِ دَعَوْتِMuhâtaba
نَحْنُ دَعَوْناأَنا دَعَوْتُMutekellim
Yukarıdaki çekimde şunları farketmiş olmalısınız:
1. Üçüncü şahıs eril ikil formda illetli harfin aslı olan vav ortaya çıkarak zorunlu olarak fetha ile harekelenmektedir ( دَعَوَا ).
Bunun sebebi ikil elifini okutabilmek içindir, aksi takdirde 3. tekil eril formu ile aynı olurdu.
2. Üçüncü şahıs eril çoğulda illetli harf düşmektedir.
Bunun sebebini bir kez daha hatırlatalım:
Normalde ( دَعَوَا ) ’dan sonra ( دَعَوُوا ) demek isteyeceksiniz.
Burada şu kuralı hatırlamamız gerekiyor:
“İlletli harf harekeli ve kendinden önceki harf de harekeli ise, illetli harfin harekesi atılır ve illetli harf kendinden önceki harfin harekesine uygun bir illetli harf görünümüne girer”.
Bu durumda fiilimiz ( دَعَاْوْا ) halini alır.
Burada iki sükûn yan yana geldiği için illetli harf düşecek, sadece 3. çoğul eril şahıs zamiri vâvu’l-cemâ‘a kalacak ve fiilimiz ( دَعَوْا ) olacaktır.
3. Üçüncü şahıs dişil çoğuldan itibaren illetli harfin aslı olan vâv, sükûn ile harekeli biçimde ortaya çıkmaktadır.
Bunun sebebi, fiile bitişik zamirler olan nûn-u nisve ve harekeli te’lerden önceki harfin sükûn ile harekelenme zorunluluğudur.
Dolayısıyla nakıs fiilin mâzî çekimi, 3. şahıs dişil çoğuldan itibaren tıpkı sâlim bir fiilin mâzî çekimi gibi yapılır.
Şimdi de ikinci kalıptan olan مَشَى (yürüdü) fiilini mâzî formda çekelim:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ مَشَوْاهُما مَشَياهُوَ مَشَىGâib
هُنَّ مَشَيْنَهُما مَشَتاهِيَ مَشَتْGâibe
أَنْتُمْ مَشَيْتُمْأَنْتُما مَشَيْتُماأَنْتَ مَشَيْتَMuhâtab
أَنْتُنَّ مَشَيْتُنَّأَنْتُما مَشَيْتُماأَنْتِ مَشَيْتِMuhâtaba
نَحْنُ مَشَيْناأَنا مَشَيْتُMutekellim
Birinci kalıptan bir fiil olan ( دَعا )’nın mâzî çekiminde fark etmiş olduğunuz hususların aynısını ikinci kalıptan olan ( مَشَى ) fiilinin mâzî çekiminde de fark etmiş olmalısınız.
Bunları şimdi bir daha tekrarlayalım:
1. Üçüncü şahıs eril ikil formda illetli harfin aslı olan ye ortaya çıkarak zorunlu olarak fetha ile harekelenmektedir ( مَشَيَا ).
Bunun sebebi ikil elifini okutabilmek içindir.
2. Üçüncü şahıs eril çoğulda illetli harf düşmektedir.
Bunun sebebini bir kez daha hatırlayalım:
Normalde ( مَشَيا ) ’dan sonra ( مَشَيُوا ) demek isteyeceksiniz.
Burada şu kuralı hatırlamamız gerekiyor:
“İlletli harf harekeli ve kendinden önceki harf de harekeli ise, illetli harfin harekesi atılır ve illetli harf kendinden önceki harfin harekesine uygun bir illetli harf görünümüne girer”.
Bu durumda fiilimiz ( مَشَاْوْا ) halini alır.
Burada iki sükûn yan yana geldiği için illetli harf düşecek sadece 3. çoğul eril şahıs zamiri vâvu’l-cemâ‘a kalacak ve fiilimiz ( مَشَوْا ) olacaktır.
3. Üçüncü şahıs dişil çoğuldan itibaren illetli harfin aslı olan ye, sükûn ile harekeli biçimde ortaya çıkmaktadır.
Bunun sebebi, fiile bitişik zamirler olan nûn-u nisve ve harekeli te’lerden önceki harfin sükûn ile harekelenme zorunluluğudur.
Dolayısıyla nakıs fiilin mâzî çekimi, 3. şahıs dişil çoğuldan itibaren tıpkı sâlim bir fiilin mâzî çekimi gibi yapılır.
Şimdi de dördüncü kalıptan olan رَضِيَ (razı oldu) fiilini mâzî formda çekelim:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ رَضُواهُما رَضِياهُوَ رَضِيَGâib
هُنَّ رَضِيْنَهُما رَضِيَتاهِيَ رَضِيَتْGâibe
أَنْتُمْ رَضِيْتُمْأَنْتُما رَضِيْتُماأَنْتَ رَضِيْتَMuhâtab
أَنْتُنَّ رَضِيْتُنَّأَنْتُما رَضِيْتُماأَنْتِ رَضِيْتِMuhâtaba
نَحْنُ رَضِيْناأَنا رَضِيْتُMutekellim
Dördüncü kalıptan olan nâkıs fiilin çekiminde, 3. şahıs eril çoğul formu dışında bütün formların tıpkı sâlim bir fiilin çekimindeki gibi olduğunu fark etmiş olmalısınız.
3. şahıs eril çoğul formunda ise görüldüğü gibi illetli harf ye düşürülmüş, ‘aynu’l-fiilin kesra olan harekesi, vâvu’l-cemâ‘a dolayısıyla ses uyumu gereği dammeye dönüşmüş ve fiil burada رَضُوا şeklini almıştır.

Nâkıs Fiilin Muzâri Çekimi

Şimdi birinci kalıptan olan دَعا (davet etti; dua etti) fiilinin muzâri çekimini yapalım:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ يَدْعُونَهُما يَدْعُوَانِهُوَ يَدْعُوGâib
هُنَّ يَدْعُونَهُما تَدْعُوَانِهِيَ تَدْعُوGâibe
أَنْتُمْ تَدْعُونَأَنْتُما تَدْعُوَانِأَنْتَ تَدْعُوMuhâtab
أَنْتُنَّ تَدْعُونَأَنْتُما تَدْعُوَانِأَنْتِ تَدْعِينَMuhâtaba
نَحْنُ نَدْعُوأَنا أَدْعُوMutekellim
Yukarıdaki çekimde, muzâri fiile bitişen ( انِ ...) ’deki elif, illetli harfin aslının ortaya çıkıp fetha ile harekelenmesini icap ettirirken; ( ونَ ...) ’deki vâvu’l-cemâ‘a ile ( ينَ ...) ’deki yâu’l-muhâtaba’nın ise kendilerinden önceki illetli harfleri (iki sükûn yan yana gelemeyeceği için) düşürdükleri ve kendilerinden önceki harekeyi de kendi yapılarına uydurmak için zorunlu olarak damme veya kesra’ya dönüştürdükleri görülüyor:
يَدْعُونَيَدْعُوْوْنَيَدْعُوُونَ
تَدْعِينَتَدْعُينَتَدْعُوْيْنَتَدْعُوِينَ
Not: ( ونَ ...) ’deki vâvu’l-cemâ‘a, kendisinden önceki kesra harekesini ses uyumu gereği zorunlu olarak damme’ye dönüştürür (bunu çok açık biçimde 2. kalıptan bir nâkıs fiilin muzâri çekiminde ( يَمْشُونَ ) veya 4. kalıptan nâkıs fiilin mâzî çekiminin 3. şahıs eril çoğul formunda ( رَضُوا ) görebilirsiniz), fakat kendisinden önceki fetha harekesini damme’ye dönüştürmeyip kendisi zorunlu olarak sükûn ile harekelenir (bunu açık bir şekilde 1. ve 2. kalıptan olan nâkıs fiilerin mâzî çekiminin 3. şahıs eril çoğulunda ( مَشَوْا ,دَعَوْا ) görebilirsiniz).

( ينَ ...) ’deki yâu’l-muhâtaba ise, kendisinden önceki damme harekesini ses uyumu gereği zorunlu olarak kesra’ya dönüştürürken (bunu çok açık biçimde 1. kalıptan bir nâkıs fiilin muzâri çekiminde görebilirsiniz ( - تَدْعِينَ- ) , kendisinden önceki fetha harekesini damme’ye dönüştürmeyip kendisi zorunlu olarak sükûn ile harekelenir (bunu da açık bir şekilde 4. kalıptan nakıs bir fiilin biraz sonra anlatılacak olan muzâri çekiminde görebilirsiniz).

D İ K K A T

Arapçada illetli harflerin düşürülmesinin ve hareke değişimlerinin sebeplerini bulup açıklamaya i‘lâl diyoruz.
Nâkıs fiiller, görüldüğü üzere bolca i‘lâl yapmayı gerektiren fiillerdir.
Biz ilgili yerlerde i‘lâl yaparak sizin bu değişimlerin sebeplerini kavrayarak öğrenmenizi sağlamaya çalışıyoruz.
Ancak nedenine inmeden doğrudan ezberlemek de dilde öğrenim yöntemlerinden biridir.
Dolayısıyla buradaki yapısal değişim ve dönüşümlerin açıklamasını kavramak size zor geldiğinde, bu kısmı atlayıp doğrudan yapıyı ezberleme yolunu tercih ediniz.
Çünkü sizin bu düzeyinizde öğretilmeye çalışılan esasında yapının ezberletilmesidir.
Bazen farklılığın nedenini kavrayarak ezberlemek daha kolay mümkün olurken, bazen nedenini sorgulamadan doğrudan ezberlemek, yapıyı olduğu gibi kabul etmek daha doğru bir seçenek olabilmektedir.
Üst sınıflarda, Arapça bilgi düzeyiniz ilerlediğinde, bu konuya dönüş yaptığınızda bugünkünden daha hızlı ve kolay anlayıp kavrayacağınızı biliniz.

Şimdi de ikinci kalıptan olan مَشَى (yürüdü) fiilinin muzâri çekimini yapalım:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ يمْشُونَهُما يَمْشِيانِهُوَ يَمْشِيGâib
هُنَّ يَمْشِينَهُما تَمْشِيانِهِيَ تَمْشِيGâibe
أَنْتُمْ تَمْشُونَأَنْتُما تَمْشِيانِأَنْتَ تَمْشِيMuhâtab
أَنْتُنَّ تَمْشِينَأَنْتُما تَمْشِيانِأَنْتِ تَمْشِينَMuhâtaba
نَحْنُ نَمْشِيأَنا أَمْشِيMutekellim
Burada nâkıs-ı yâî olan bir fiilin muzâri çekiminde de, tıpkı nâkıs-ı vâvî olan bir fiilin muzâri çekiminde olduğu gibi, muzâri fiile bitişen ( انِ ...) ’deki elif, illetli harfin aslının ortaya çıkıp fetha ile harekelenmesini icap ettirirken; ( ونَ ...) ’deki vâvu’l-cemâ‘a ile ( ينَ ...)’deki yâu’l-muhâtaba’nın ise kendilerinden önceki illetli harfleri (iki sükûn yan yana gelemeyeceği için) düşürdükleri ve kendilerinden önceki harekeyi de kendi yapılarına uydurmak için zorunlu olarak damme veya kesra’ya dönüştürdükleri görülüyor:
يَمْشُونَيَمْشِونَيَمْشِيْوْنَيَمْشِيُونَ
تَمْشِينَتَمْشِيْيْنَتَمشِيِينَ
Vâvu’l-cemâ‘a’nın yukarıda belirtilen fonksiyonu nâkıs-ı yâî’de daha belirgin görünürken, yâu’lmuhâtaba’nın fonksiyonu nâkıs-ı vâvî’de daha belirgindir.

Şimdi de dördüncü kalıptan olan nâkıs bir fiilin muzâri çekimini yapalım:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ يَرْضَوْنَهُما يَرْضَيانهُوَ يَرْضَىGâib
هُنَّ يَرْضَيْنَهُما تَرْضَيانِهِيَ تَرْضَىGâibe
أَنْتُمْ تَرْضَوْنَأَنْتُما تَرْضَيانِأَنْتَ تَرْضَىMuhâtab
أَنْتُنَّ تَرْضَيْنَأَنْتُما تَرْضَيانِأَنْتِ تَرْضَيْنَMuhâtaba
نَحْنُ نَرْضَىأَنا أَرْضَىMutekellim

Nâkıs Fiillerde Emir ve Nehiy Çekimi

Nâkıs Fiilin Emr-i Hâzır Çekimi

Nâkıs fiillerden emr-i hâzır kipi elde etmek istediğimizde, yine sulâsî fiillerde emr-i hâzır kipinin bulunuşuna ilişkin yolu izlememiz gerekmektedir.
Buna göre, örneğin birinci kalıptan olan دعا fiilinden emr-i hâzır kipi elde etmek istediğimizde:
1. Fiilin ikinci şahıs muzârisi (eril) alınır: أنْتَ تَدْعُو
2. Baştaki muzâraat harfi atılır: دْعُو
3. Muzâraat harfi atıldıktan sonra ardından gelen harf okunamadığı için başa elif harfi getirilir.
‘Aynu’l-fiilin harekesi damme olduğu için bu elif de damme ile harekelenir: اُدْعُو
4. Son işlem olarak fiilin sonu cezm edilir.
Nâkıs fiillerde sondaki illetli harfin düşürülmesi cezm alâmetidir.
Dolayısıyla sondaki illetli harf olan vâv ( و ) düşürülür : اُدْعُ
Emr-i hâzır bulma kuralını, ikinci şahsa ait diğer formlar üzerinde de uygulayacak olursak, şöyle bir sonuç elde ederiz:
اُدْعُوَاأنْتُما تَدْعُوَانِ
اُدْعُواأنْتُمْ تَدْعُونَ
اُدْعِيأنْتِ تَدْعِينَ
اُدْعُوَاأنْتُما تَدْعُوَانِ
اُدْعُوْنَأنْتُّ تَدْعُونَ
Buna göre, دَعا fiilinin emr-i hâzır kipinin çekimini şu şekilde düzenleyebiliriz:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ اُدْعُواأَنْتُما اُدْعُوَاأَنْتَ اُدْعُMuhâtab
أَنْتُنَّ اُدْعُونَأَنْتُما اُدْعُوَاأَنْتِ اُدْعِيMuhâtaba
Şimdi de ikinci kalıptan gelen مَشَى (yürüdü) fiilinin emr-i hâzır çekimini yapalım.

أنتَ تَمْشِي - مْشِي - اِمْشِي - اِمْشِ

Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ اِمْشُواأَنْتُما اِمْشِياأَنْتَ اِمْشِMuhâtab
أَنْتُنَّ اِمْشِينَأَنْتُما اِمْشِياأَنْتِ اِمْشيMuhâtaba
Şimdi de dördüncü kalıptan olan رَضِيَ (razı oldu) fiilinin emr-i hâzır çekimini yapalım:

أنتَ تَرْضَى – رْضَى – اِرْضَى - اِرْضَ

Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ اِرْضَوْاأَنْتُما اِرْضَياأَنْتَ اِرْضَMuhâtab
أَنْتُنَّ اِرْضَيْنَأَنْتُما اِرْضَياأَنْتِ اِرْضَيْMuhâtaba

Nâkıs Fiilin Nehy-i Hâzır Çekimi

Nehy-i hâzır çekiminin kuralını artık biliyorsunuz.
دَعا fiilinin nehy-i hâzır çekimini ilgili şahıslar için nehiy lâ’sı ile aşağıdaki gibi yaparız:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ لا تَدْعُواأَنْتُما لا تَدْعُوَاأَنْتَ لا تَدْعُMuhâtab
أَنْتُّ لا تَدْعُونَأَنْتُما لا تَدْعُوَاأَنْتِ لا تَدْعِيMuhâtaba

Nâkıs Fiilin Emr-i Gâib Çekimi

Emr-i gâibin üçüncü şahıslara dönük emir kipi olduğunu ve nasıl yapıldığını artık biliyorsunuz.
دَعا fiilinin emr-i gâib çekimini emir lâm’ı ile aşağıdaki gibi yaparız:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ لِيَدْعُواهُما لِيَدْعُوَاهُوَ لِيَدْعُGâib
هُنَّ لِيَدْعُونَهُما لِتَدْعُوَاهِيَ لِتَدْعُGâibe

Nâkıs Fiilin Nehy-i Gâib Çekimi

Şimdi de دَعا fiilinin nehy-i gâib çekimini görelim:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هم لا يَدْعُواهما لا يَدْعُوَاهو لا يَدْعُGâib
هُنّ لا يَدْعُونَهما لا تَدْعُوَاهِي لا تَدْعُGâibe
Nâkıs fiil ile kurulmuş bazı örnek cümleler:
ماذا يَفْعَلُ الرَّجُلُ؟Adam ne yapıyor?
هُوَ يَدْعُو رَبَّهُ.Rabbine dua ediyor.
ماذا يَفْعَلُ الناسُ في الصُّورَة؟Resimdeki insanlar ne yapıyor?
هم يَمْشونَ في الشَّارِعOnlar caddede yürüyorlar.
ماذا يَرْمِي الطُلّبُ؟Öğrenciler ne fırlatıyorlar?
هُمْ يَرْمونَ قُبّعات التخرّجOnlar kep fırlatıyorlar.
لا تَبْكِي يا صَغِيرَتيAğlama bebeğim.
هُوَ يَرْمي الكُرَةَO, topu atıyor.
هُوَ لَمْ يَرْمِ الكُرَةَO, topu atmadı.
أمْشي إلى البيت بَعْدَ العَمَلِİşten sonra eve yürüyorum.
تَمْضِي الأيَّامُ بِسُرْعةGünler hızla geçiyor.
اِمْشِ إلى الكُلِّية مِن هناFakülteye buradan yürü.
الطّالِبَتانِ بَقِيَتا في الكلية للامْتِحانİki kız öğrenci sınav için fakültede kaldılar.
نَسِيتُ البِطاقَةَ الجامِعِيَّةَ في الغُرْفَةِÜniversite kimliğini odada unuttum.
اِنْسَ السّلْبِيّاتِ في حَياتكَ!Hayatındaki olumsuzlukları unut!
هي لِتَبْقَ في البيتِO, evde kalsın!
نحن نَبْنِ عِمارَةً كبيرةًBüyük bir apartman yapıyoruz.
أنتم تَدْنونَ من سورِ البيتEvin duvarına yaklaşıyorsunuz.






http://2kelime.com/     -     tkuzan@gmail.com