Arapça Fiil - 9

Arapçada Ecvef Fiiller

Mutell fiiller grubunun ikinci ögesi ecvef fiillerdir.
Orta harfi, yani ‘aynu’l-fi‘l’i illetli olan fiillere ecvef fiiller denir.
Ecvef fiiller bu illetli harfin vav ( و ) ya da ye ( ي ) oluşuna göre ikiye ayrılır:
• İlletli olan orta harf vâv ise bu fiile ecvef-i vâvî, قال (söyledi, dedi) قام / (kalktı) / نام (uyudu) / فازَ (kazandı)
• İlletli olan orta harf ye ise bu fiile ecvef-i yâ’î adı verilir. سارَ (yürüdü) / باع (sattı) gibi.
Yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere bu fiillerin hepsinde orta harfler eliftir.
İster ecvef-i vâvî, ister ecvef-i yâ‘î olsun orta harfler hep elif olarak görünürler.
Sebebi şu kuraldır:
Kural: İlletli harf harekeli, kendisinden önceki harf de harekeli ise illetli harf harekesinden arındırılarak kendisinden önceki harfin harekesine uygun bir illetli harfe dönüştürülür.
Bu kuralı örneklendirelim:
قامَقَوَمَ
سالَسَيَلَ
باعَبَيَعَ
نامَنَوِمَ

D İ K K A T

İlletli harf, adından da anlaşılacağı üzere, bir nevi hasta olarak; hareke ise harfin üzerinde bir yük olarak kabul edilir.
Hastaya yük yüklenmeyeceği gibi, kelime başında olmadığı sürece illetli harfe de yük yüklenmemesi, yani hareke verilmemesi esastır.

Ecvef fiildeki elifin aslının vâv mı yoksa ye mi olduğu fiilin muzârisinde görünür (fiil 1. kalıptansa asıl olan vâv harfi; ikinci kalıptansa asıl olan ye harfi fiilin muzârisinde ortaya çıkar).
4. kalıptan olan ecvef fiillerde, ينام - نام örneğinde olduğu gibi asıl olan vâv harfi muzâride değil, ancak mastar formunda ( – نوم ) kendini gösterir.
Şimdi sırasıyla bu fiillerin mâzî ve muzâri çekimlerini inceleyelim.

Ecvef Fiilin Mâzî Çekimi

Ecvef fiilin mâzî (di’li geçmiş zaman) çekiminde fiilin kaçıncı kalıptan olduğunu bilmek önemlidir.
Çünkü aşağıda görüleceği üzere ecvef fiil üçüncü şahıs dişil çoğuldan itibaren yapısal bir değişikliğe uğrar.
Ecvef-i vâvî türünden bir ecvef fiil olan قال (söyledi) fiili örneğinde bu çekimi inceleyelim:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ قالواهُما قالاهُوَ قالGâib
هُنَّ.....هُما قالَتاهِيَ قالَتْGâibe
Fiilin هُنَّ zamiri ile mâzi çekimini yapmanız istendiğinde, büyük olasılıkla هُنَّ قالْنَ biçiminde bir cevap vermek isteyeceksinizdir; ancak bu çekim doğru değildir.
Fiilin bundan sonraki çekimini doğru yapabilmemiz için şu kuralları bilmemiz zorunludur:

Kural 1

- Arapçada kendisinden önceki harekeyi uzatmada kullanılan illetli harfler, esasen sükûn ile harekeli kabul edilirler.

Kural 2

- Arapçada sükûn ile harekeli iki harf yan yana gelmez.

Kural 3

- İki sükûnlu harfin yan yana gelmesi durumunda, bu harflerden biri sağlam, diğeri illetli harftir; sağlam olanı ayakta kalırken illetli olanı düşer.
Şimdi çekimde kaldığımız yere dönecek olursak; هُنَّ قالْنَ biçimindeki yanıtımızın neden yanlış olduğunu bu kurallardan sonra anlamış oluyoruz.
Nûn-u nisve’den önceki harf hep sükûn ile harekeli olduğundan ve elif de sükûn ile harekeli kabul edildiğinden, yukarıdaki kurallar gereği iki sükûn yan yana gelemez ve sağlam olanı ayakta kalırken, illetli olan elif düşer: هُنَّ قلْنَ
Üçüncü çoğul dişilden itibaren “iki sükûnlu harf yan yana gelmez” kuralı gereği illetli harfi attıktan sonra, fâ’u’l-fi‘l’in harekesinde de mutlaka değişiklik yaparız.
Fâ’u’l-fi ‘l’i, yani baştaki harfi nasıl harekelememiz gerektiğine ilişkin yol gösterici kuralımız şudur:

Kural 4

- Fiil birinci kalıptansa fâ’u’l-fi‘l damme ile, birinci kalıptan değilse fâu’l-fi‘l kesra ile harekelenir.
قال fiili birinci kalıptan olduğu için bu durumda قُلْنَ şeklinde harekelenecek ve fiilin çekimine bu şekilde devam edilecektir.
Bu açıklamalardan sonra ecvef-i vâvî’nin mâzî çekimi aşağıdaki gibi olması gerektiğini kavramış bulunuyoruz:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ قالواهُما قالاهُوَ قالGâib
هُنَّ قُلْنَهُما قالَتاهِيَ قالَتْGâibe
أَنْتُمْ قُلْتُمْأَنْتُما قُلْتُماأَنْتَ قُلْتَMuhâtab
أَنْتُنَّ قُلْتُنَّأَنْتُما قُلْتُماأَنْتِ قُلْتِMuhâtaba
نَحْنُ قُلْناأَنا قُلْتُMutekellim
Şimdi de ecvef-i yâ’î türünden, ikinci kalıptan gelen سارَ (yürüdü) fiilini mâzî formda çekelim:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ سارواهُما ساراهُوَ سارَGâib
هُنَّ سِرْنَهُما سارَتاهِيَ سارَتْGâibe
أَنْتُمْ سِرْتُمْأَنْتُما سِرْتُماأَنْتَ سِرْتَMuhâtab
أَنْتُنَّ سِرْتُنَّأَنْتُما سِرْتُماأَنْتِ سِرْتِMuhâtaba
نَحْنُ سِرْناأَنا سِرْتُMutekellim
Görüldüğü üzere سارَ fiilinin illetli harfi de, üçüncü çoğul şahıs dişil formundan itibaren düşürülmüş ve fiil ikinci kalıptan olduğu için üçüncü şahıs dişil çoğuldan itibaren fâ’u’l-fiilin harekesi kesra yapılmıştır.

Ecvef Fiilin Muzâri Çekimi

Muzâri çekime geçmeden önce, ecvef fiillerin muzâri yapılarında meydana gelen değişimi ve buna ilişkin kuralları öğrenelim.
Evcef fiillerden örneğin 1. kalıptan ( قالَ ) ’nin muzârisinin 2. ,(يَقُولُ) kalıptan ( سارَ )’nin muzârisinin 4. (يَسِيرُ) kalıptan ( نامَ )’nin muzârisinin ( يَنامُ ) olduğunu söyleyelim.
Bu muzâri yapıların, sâlim fiili anlatırken gösterdiğimiz fiil kalıplarının standart formlarına uymamış olduğunu fark ediyorsunuzdur.
Ecvef fiilin mâzi çekimini anlatırken ( قَوَلَ ) ’nin nasıl ( قَالَ ) ’ye dönüştüğünü ve bu dönüşüme neden olan kurallar bütününü öğrendiniz.
Şimdi de ecvef fiilerin muzârilerinin yukarıdaki görünüme nasıl dönüştüğünü görelim.
Bildiğiniz gibi ( قَالَ )’nin aslı ( قَوَلَ )’dir.
Birinci kalıptan bir fiil olduğu için muzari formu ( يَقْوُلُ ) biçiminde gelmesi gerekirken, bu şekilde değil de ( يَقُولُ ) biçiminde kullanılmaktadır.
Bunun sebebi şu kuraldır:

Kural:

İlletli harf harekeli, kendisinden önceki sağlam harf harekesiz ise illetli harfin harekesi kendisinden önceki harfe verilir.
İlletli harf, bu harekeye uygun illetli harfe dönüşür.
Bunu ( يَقْوُلُ ) örneğinde uyguladığımızda, illetli harf olan vâv’ın damme ile harekeli olmasına karşılık, kendisinden önceki sağlam ( ق - kâf) harfi harekesizdir (yâni sâkin, sükûnludur).
Bu durumda vâv’ın dammesi kâf’a verilmiştir.
Vâv harfi, zaten damme harekesini uzatan illetli harf olduğu için görünümünü korumuş ve böylece muzâri fiilimiz ( يَقُولُ ) biçimini almıştır.
Aynı durumu, ikinci kalıptan bir fiil olan -yani illetli harfinin aslı ye olan ( سارَ ) ’nin muzârisinde de görüyoruz.
Normal koşulda ( يَسْيِرُ – yes-yi-ru) biçiminde gelmesi beklenen muzâri yapı, bu kural dolayısıyla يَسِيرُ - yesîru olmuştur; yani ye’nin kesra harekesi kendisinden önceki ( س – sin) harfine aktarılmış, kendisi zaten kesra harekesini uzatan illetli harf olduğu için değişmemiş ve muzâri fiil böylece ( يَسِيرُ ) biçimini almıştır.
Şimdi de dördüncü kalıptan bir fiil olan ve illetli harfinin aslı vâv olan ( نامَ ) ’nin muzârisini ele alalım.
Normal koşulda ( يَنْوَمُ – yen-ve-mu) biçiminde gelmesi beklenen muzâri yapı, bu kural gereği ( يَنامُ ) biçimine dönüşmüştür.
Çünkü buradaki vâv harfi fetha ile harekeli iken, kendisinden önce gelen sağlam ( ن – nûn) harfi harekesizdir.
Vâv’ın fethası nûn harfine aktarılmış, böylece ( يَنَوَمُ ) olmuş, vâv da kendisinden önceki harfin fetha harekesini uzatmaya uygun bir illetli harfe, yani elif ’e dönüşmüştür:يَنامُ
Şimdi bu kalıpların her biri için örnek muzâri fiil çekimleri yapalım.
Önce قال fiilinin muzârisini çekelim:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ يَقُولونَهُما يَقُولانِهُوَ يَقُولGâib
هُنَّ يَقُلْنَهُما تَقُولانِهِيَ تَقُولُGâibe
أَنْتُمْ تَقُولونَأَنْتُما تَقُولانِأَنْتَ تَقُولُMuhâtab
أَنْتُنَّ تَقُلْنَأَنْتُما تَقُولانِأَنْتِ تَقُولينَMuhâtaba
نَحْنُ نَقُولُأَنا أَقُولُMutekellim
Yukarıdaki çekimde, nûn-u nisvenin bitiştiği 3. ve 2. çoğul dişil formlarında, illetli harflerin düşürülmüş olduğunu fark etmiş olmalısınız.
Nûn-u nisveden önceki harfin sükûn ile harekelenme zorunluluğu bulunduğundan, bu yapılarda iki sâkin (sükûn ile harekeli) harf yan yana gelmektedir.
“Sükûn ile harekeli iki harf yan yana gelemez” kuralı uyarınca ecvef fiilin muzâri çekiminde 3. ve 2. çoğul şahıs dişil yapılarında illetli harfler düşürülür:
هُنَّ يَقُلْنَهُنَّ يَقُولْنَ
أَنْتُنَّ تَقُلْنَأنتُنَّ تَقُولْنَ
Şimdi ikinci kalıptan bir fiil olan سار fiilinin muzâri çekimini yapalım:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ يَسِيرُونَهُما يَسِيرانِهُوَ يَسِيرُGâib
هُنَّ يَسِرْنَهُما تَسِيرانِهِيَ تَسِيرُGâibe
أَنْتُمْ تَسِيرُونَأَنْتُما تَسِيرانِأَنْتَ تَسِيرُMuhâtab
أَنْتُنَّ تَسِرْنَأَنْتُما تَسِيرانِأَنْتِ تَسِيرِينَMuhâtaba
نَحْنُ نَسِيرُأَنا أَسِيرُMutekellim
Şimdi de dördüncü kalıptan olan نَامَ fiilini muzâri formda çekelim:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ ينامُونَهُما يَنامانِهُوَ يَنامُGâib
هُنَّ يَنَمْنَهُما تَنامانِهِيَ تَنامُGâibe
أَنْتُمْ تَنامُونَأَنْتُما تَنامانِأَنْتَ تَنامُMuhâtab
أَنْتُنَّ تَنَمْنَأَنْتُما تَنامانِأَنْتِ تَنامِينَMuhâtaba
نَحْنُ نَنامُأَنا أَنامُMutekellim

Ecvef Fiillerde Emir ve Nehiy Çekimi

Ecvef Fiilin Emr-i Hâzır Çekimi

Ecvef-i vâvî olan قال (dedi) fiilinden emr-i hâzır kipi elde etmek istediğimizde, yine sulâsî fiillerde emr-i hâzır kipinin bulunuşuna ilişkin yolu izlememiz gerekmektedir.
Buna göre:
1. Fiilin ikinci şahıs muzârisi (eril) alınır: أنْتَ تَقولُ
2. Baştaki muzâraat harfi atılır: قُولُ
3. Baştaki muzâraat harfi atıldıktan sonra ardından gelen harf okunabildiği için başa elif harfi getirilmez.
4. Son işlem olarak fiilin sonu cezm edilir: قُولْ
Burada fiilin sonu cezm edildiğinde iki sükûnlu harfin yan yana geldiğini görüyorsunuz.
Oysa Arapçada iki sükûnlu harfin yan yana gelmeyeceğini biliyorsunuz.
Bu durumda yapılması gereken illetli harfin düşürülmesidir.
Böylece emir kipi قُلْ (söyle!) biçiminde elde edilir.
Emr-i hâzır bulma kuralını, ikinci şahsa ait diğer formlar üzerinde de uygulayacak olursak, şöyle bir sonuç elde ederiz:
قُولاأنْتُما تَقولانِ
قُولواأنْتُمْ تَقولونَ
قُوليأنْتِ تَقولينَ
قُولاأنْتُما تَقولانِ
قُلْنَأنْتُّ تَقُلْنَ
Buna göre, قال fiilinin emr-i hâzır kipinin çekimini şu şekilde düzenleyebiliriz:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ قُولواأَنْتُما قولاأَنْتَ قُلْMuhâtab
أَنْتُنَّ قُلْنَأَنْتُما قولاأَنْتِ قوليMuhâtaba
Dikkat edileceği üzere, illetli harf sadece iki sükûnlu harf yan yana geleceğinde düşüyor, kendinden sonraki sükûnlu harf her harekelendiğinde illetli harf kendini gösteriyor.
Çünkü onun düşürülmesini gerektiren sebep ortadan kalkmış oluyor.
Şimdi ikinci kalıptan gelen سارَ (yürüdü) fiilinin emr-i hâzır çekimini yapalım:
أنت تَسِيرُ - سِيرُ - سِيرْ - سِرْ
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ سِيرواأَنْتُما سِيراأَنْتَ سِرْMuhâtab
أَنْتُنَّ سِرْنَأَنْتُما سِيراأَنْتِ سِيريMuhâtaba
Şimdi de dördüncü kalıptan olan نامَ (uyudu) fiilinin emr-i hâzır çekimini yapalım:
أنتَ تَنامُ – نامُ – نَامْ - نَمْ
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ نامواأَنْتُما ناماأَنْتَ نَمْMuhâtab
أَنْتُنَّ نَمْنَأَنْتُما ناماأَنْتِ ناميMuhâtaba

Ecvef Fiilin Nehy-i Hâzır Çekimi

Nehy-i hâzır çekiminin kuralını artık biliyorsunuz.
قال (dedi) fiilinin nehy-i hâzır çekimini ilgili şahıslar için aşağıdaki gibi yaparız:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
أَنْتُمْ لا تَقولواأَنْتُما لا تَقولاأَنْتَ لا تَقُلْMuhâtab
أَنْتُنّ لا تَقُلْنَأَنْتُما لا تَقولاأَنْتِ لا تَقوليMuhâtaba

Ecvef Fiilin Emr-i Gâib Çekimi

Emr-i gâibin üçüncü şahıslara dönük emir kipi olduğunu ve nasıl yapıldığını artık biliyorsunuz.
Şimdi قالَ fiilinin emr-i gâib çekimini aşağıdaki tabloda inceleyelim.
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ لِيَقولواهُما لِيَقولاهُوَ لِيَقُلْGâib
هُنَّ لِيَقُلْنَهُما لِتَقُولاهِيَ لِتَقُلْGâibe

Ecvef Fiilin Nehy-i Gâib Çekimi

Şimdi قال fiilinin nehy-i gâib çekimini görelim:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هم لا يَقُولواهما لا يَقُولاهو لا يَقُلْGâib
هُنّ لا يَقُلْنَهما لا تَقولاهِي لا تَقُلْGâibe
Ecvef fiil ile kurulmuş bazı örnek cümleler;
لماذا تَبِيعُ سَيّارَتَها؟Arabasını niçin satıyor?
لِلأنَّها بِحاجَةٍ إلى نُقودÇünkü paraya ihtiyacı var.
متى سَتَعودُ يا أبي؟Ne zaman döneceksin baba?
سوْفَ أعودُ بَعْدَ أسْبوعٍ يا ابنتي.Bir hafta sonra döneceğim kızım.
ماذا سَأقول؟Ne diyeceğim?
أيْنَ تَعيشانِ؟Nerede yaşıyorsunuz?
نَعيشُ في مصر.Mısır’da yaşıyoruz.

هُوَ يَقولُ الإجابَةَ الصَحيحَةَO doğru cevabı söylüyor.
هُوَ لَمْ يقُلْ الإجابةَ الصَحيحَةَO doğru cevabı söylemedi.
يَوتُ كَثيرٌ من الناس بِسَبَب الحُروبPek çok insan savaşlar nedeniyle ölüyor.
أَنْتَ عِشْتَ مُدّةً طَويلَةً هناSen burada uzun müddet yaşadın.
أَنْتَ لَمْ تَعِشْ مُدّةً طَويلَة هناSen burada uzun müddet yaşamadın.
أَنْتِ سَتَكونينَ في أنقرة غَداًSen yarın Ankara’da olacaksın.
أَنْتِ لَنْ تَكوني في أنقرة غَداًSen yarın Ankara’da olmayacaksın.
أنتَ تَقودُ السَيّارَةَ اليَوْمَBugün arabayı sen sürüyorsun.
أنا لَنْ أَعودَ إلى هذا العَمَلِBen bu işe geri dönmeyeceğim.
نحن لا نَخافُ من هذه النّتِيجَةِBiz bu sonuçtan korkmuyoruz.
أنتم تَزورونَ الأماكِنَ التاريخيةTarihi yerleri ziyaret ediyorsunuz.

D İ K K A T

قال (dedi, söyledi) fiili daima لِ harf-i ceri ile birlikte kullanılır.
Türkçede yönelme durumu eki karşılığı olan إلى harf-i cerini asla almaz.
Örnek:
قُلْتُ لَهُ : ona dedim
يَقُولُ لي : bana diyor ki
قَالَ المُعَلِّمُ لِلتِّلْميذِ : öğretmen öğrenciye dedi ki
أَقُولُ لَكُمْ : size söylüyorum
قُلْ لي : söyle bana, de bana






http://2kelime.com/     -     tkuzan@gmail.com