Arapça Fiil - 12

Sulâsî Fiillerde Edilgen (Mechûl) Yapı

Edilgen yapı, gerçek öznesi açık bir isim veya zamir olarak cümlede yer almayan fiilin aldığı biçimdir.
Fiiller gerçek özne veya sözde özne ile kullanılma durumlarına göre ikiye ayrılırlar:
1. Ma'lûm Fiiller
2. Mechûl Fiiller
Gerçek özne ile kullanılan fiillere mâ'lum (etken) fiiller adı verilir.
Şimdiye kadar çekimini öğrendiğiniz tüm fiiller ma'lûm formda idi.
Sözde özne ile kullanılan fiillere mechûl (edilgen) fiiller adı verilir.
Fiillerin edilgen yapıda geldiği durumlar şöyle sıralanabilir:
1. Gerçek öznenin bilinmemesi,
2. Bilindiği halde belirtilmesinden çekinilmesi,
3. Gerçek öznenin belirtilmesinin önemli olmaması.
Bu durumlarda fiil edilgen forma çevrilerek sözde özne ile kullanılır.
Sulâsî fiillerin edilgen formları ile sulâsî mezîd fiillerin edilgen formları birbirlerinden ana kural itibariyle ayrılmasalar da, şekilsel olarak farklıymış gibi görünürler.
Bu bölümde sadece sulâsî mucerred fiillerin mâzî ve muzâri yapılarının edilgen kullanımları konu edilecek, sulâsî mezîd fiillerin edilgen yapıları daha sonraki bölümde işlenecektir.

Sulâsî Fiillerde Edilgen Yapı

Türkçede fiil köküne ses uyumuna göre “-ıl, -il, -ul, -ül” eklerinden birinin getirilmesiyle elde edilen edilgen yapı, Arapçada fiillerin harekelerinde değişiklik yapılmak suretiyle elde edilir.
Sulâsî fiillerin mâzî ma‘lûm formları daima
( فُعِلَ - fu'ile) kalıbında;
muzâri formları ise daima
( يُفْعَلُ - yuf'alu) kalıbında edilgene dönüştürülür.

Sulâsî Fiillerde Mâzî Mechûl

a. Sahîh Fiillerde Mâzî Mechûl
Önce sahîh fiillerin mâzî mechûl formlarını inceleyelim:
كُتِبَYazıldı كَتَبَYazdı
شُرِبَİçildi شَرِبَİçti
فُتِحَAçıldı فَتَحَAçtı
سُئِلَSoruldu سَأَلَSordu

Mechûl fiil, çekimi bakımından ma'lûm yapıdan farklı değildir.
( سُئِلَ ) fiili örneğinde bu durumu görelim:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ سُئِلواهُمَا سُئِلاهُو سُئِلَGaib
Onlar soruldularO ikisi soruldularO sorulduGaib
هُنَّ سُئِلْنَهُمَا سُئِلَتاهِيَ سُئِلَتGaibe
Onlar soruldularO ikisi soruldularO sorulduGaibe
أَنْتُمْ سُئِلْتُمْأَنْتُمَا سُئِلْتُماأَنْتَ سُئِلْتMuhatab
Sizler soruldunuzSiz ikiniz soruldunuzَSen soruldunMuhatab
أَنْتُنَّ سُئِلْتُنَّأَنْتُمَا سُئِلْتُماأَنْتِ سُئِلْتِMuhataba
Sizler soruldunuzSiz ikiniz soruldunuzَSen soruldunMuhataba
نَحْنُ سُئِلْناأَنَا سُئِلْتMütekellim
Biz soruldukBen soruldumMütekellim

Sahîh fiillerden sâlim ve mehmûz fiillere dâir mechûl çekim örneklerini yukarıda gördünüz.
Şimdi muda'af bir fiilin mechûl formunu inceleyelim:
مَدَّ (uzattı) fiili mechûl formda مُدَّ (uzatıldı),
دَقَّ (-kapıyı- çaldı) fiili دُقَّ (-kapı- çalındı),
عَدَّ (saydı) fiili عُدَّ (sayıldı) şeklinde kullanılır.
b. Mu'tell Fiillerde Mâzî Mechûl
Şimdi mu'tell fiillerin mâzî mechûl formlarını inceleyelim:
Misal fiillerin mechûl formları tıpkı sâlim fiilinki gibidir.
Örnek:
وَعَدَ (söz verdi), وُعِدَ (söz verildi),
وَصَلَ (ulaştı), وُصِلَ (ulaşıldı).
Diğer ecvef fiiller mechûl yapıldığında i'lâl kurallarının burada yeniden karşımıza çıktığını görürüz.
Örneğin, قال fiilinin aslı bildiğiniz üzere قَوَلَ dir.
Bunu edilgen forma dönüştürdüğümüzde قُوِلَ biçimi bulunur.
İ'lâl kurallarımızdan hatırlayacağımız üzere, illetli harf harekeli, kendinden önceki harf de harekeli olduğunda illetli harfin harekesi kendinden önceki sağlam harfe aktarılır ve illetli harfin kendisi bu harekeye uygun bir illetli harfe dönüşür.
Buradan hareketle قِيلَ formu bulunur.
Diğer bütün ecvef fiiller aynı şekilde edilgen yapıya dönüştürülür.
Örneğin;
باعَ (sattı) fiili mechûl formda بِيعَ (satıldı),
ساق (sevketti, götürdü) fiili سِيقَ (sevk edildi, götürüldü),
زاد (artırdı) fiili زِيدَ (artırıldı) şeklinde kullanılır.
Nâkıs ve lefîf fiiller mâzî mechûl forma uyarlandığında, sondaki illetli harf -aslen ister vâv, isterse ye olsun- daima ye olarak görünür.
Örneğin:
دَعا (davet etti, çağırdı) fiili mechûl formda دُعِيَ (davet edildi, çağırıldı),
رَمَى (attı, fırlattı) fiili mechûl formda رُمِيَ (atıldı, fırlatıldı),
بَنَ (yaptı, kurdu, bina etti) fiili, بُنِيَ (yapıldı, kuruldu, bina edildi),
رَوَى (anlattı, rivayet etti) fiili de رُوِيَ (anlatıldı, rivayet edildi) şeklinde kullanılır.

Sulâsî Fiillerde Muzâri Mechûl

Sulâsî fiillerin Geniş/Şimdiki Zaman formları, yukarıda değinildiği gibi, daima ( يُفْعَلُ - yuf'alu) kalıbında edilgene dönüştürülür.
Örnek:
يُكْتَبُ Yazılıyorيَكْتُبُ Yazıyor
يُكْسَرُKırılıyor يَكْسِرُKırıyor
يُفْتَحُAçılıyor يَفْتحَAçıyor
يُسْأَلُSoruluyorيَسْأَلُSoruyor

Muzâri mechûl fiil çekimi, muzâri ma'lûm fiil çekiminden farklı değildir.
Bu durumu ( يُسْأَلُ ) muzâri mechûl fiilinin çekimini yaparak birlikte görelim:
Çoğul (Cem‘) İkil (Tesniye) Tekil (Mufred)
هُمْ يُسْأَلُونَهُمَا يُسْأَلانِهُو يُسْأَلُGaib
Onlar soruluyorlarO ikisi soruluyorO soruluyorGaib
هُنَّ يُسْأَلْنَهُمَا تُسْأَلانِهِيَ تُسْأَلُGaibe
Onlar soruluyorlarO ikisi soruluyorO soruluyorGaibe
أَنْتُمْ تُسْأَلُونَأَنْتُمَا تُسْأَلانِأَنْتَ تُسْأَلُMuhatab
Sizler soruluyorsunuzSiz ikiniz soruluyorsunuzSen soruluyorsunMuhatab
أَنْتُنَّ تُسْأَلْنَأَنْتُمَا تُسْأَلانِأَنْتِ تُسْأَلينMuhataba
Sizler soruluyorsunuzSiz ikiniz soruluyorsunuzSen Muhataba
نَحْنُ نُسْأَلُأَنَا أُسْأَلُMütekellim
Biz soruluyoruzBen soruluyorumMütekellim

Muda'af fiillerin muzârisi aşağıdaki şekilde mechûle çevrilir:
(uzatılır/uzatılıyor) يُمَدُّ – (uzatır/uzatıyor) يَمُدُّ – (uzattı) مَدَّ
(sayılır/sayılıyor) يُعَدُّ – (sayar/sayıyor) يَعُدُّ – (saydı) عَدَّ
(çözülür/çözülüyor) يُفَكُّ – (çözer/çözüyor) يَفُكُّ – (çözdü) فَكَّ
Misâl-i vâvî’nin muzârisi mechûle çevrilirken daha önce düşürülmüş olan illetli harf tekrar açığa çıkar:
(bulunur/bulunuyor) يُوجَدُ – (bulur/buluyor) يَجِدُ – (buldu) وَجَدَ
Ecvef fiillerin muzârisi mechûle çevrilirken de i'lâl kuralları karşımıza çıkar.
Örneğin قال fiilinin aslının قَوَلَ , muzârisinin ise يَقْوُلُ olduğunu biliyorsunuz.
Bu fiili meçhule çevirirken öncelikle aslını meçhul kalıbına uyarlayarak يُقْوَلُ şeklinde harekeler, sonra da i‘lâl kuralımızı uygularız.
Şimdi kuralımızı hatırlayalım:
1. İlletli harf harekeli kendisinden önceki sağlam harf harekesiz ise illetli harfin harekesi kendisinden önceki sağlam harfe verilir.
2. İlletli harf harekesiz kendisinden önceki harf harekeli olduğunda illetli harf, kendisinden önceki harfin harekesine uygun bir illetli harfe dönüşür.
Bu iki kuralı uygulayınca sonuçta قال fiilinin muzâri mechûlü olarak يُقالُ biçimini elde ederiz.
Nâkıs fiillerin muzârileri edilgen yapıya çevrilirken ‘aynu'l-fi'l 'in harekesi fetha olmak zorunda olduğundan sondaki illetli harf daima bu fetha harekesine uygun illetli harf olan elif biçiminde görünür.
Bu arada şu hususu da ihmal etmemek gerekir:
Buradaki illetli harf daima elif-i maksûre biçiminde yazılır.
Örnek:
(davet ediliyor, çağırılıyor) دَعا – يَدْعُو – يُدْعَى
(atılıyor, fırlatılıyor) رَمى – يَرْميِ – يُرْمَى
Lefîf fiillerin muzâri mechûlleri de tıpkı nâkıs fiillerin muzâri mechûlü gibidir.
Örneğin hadis ilminde sıklıkla karşımıza çıkan رَوَى ’nın mechûl formu şöyledir:
(rivayet edilir, anlatılır) رَوَى – يَرْوِي – يُرْوَى





http://2kelime.com/     -     tkuzan@gmail.com