Arapça Fiil - 11

Dilbilgisi: Arapçada Sulâsî Mezîd Fiiller

Arapçada fiiller, kök harfleri itibariyle en az üç harften oluşur.
Üç harften oluşanlara sulâsî (örneğin جَلَسَ فَتَحَ ,شَرِبَ gibi) denir.
Bu fiillerin kök harflerine, yeni anlamlar elde etmek amacıyla bir, iki veya en çok üç harf eklenebilir.
Eklenen bu harflere ziyade harf, ziyade harfi olan fiile de mezîd (artırılmış, ziyade harf eklenmiş) fiil denir.
Mezîd fiillerin gerek mâzî, gerek muzâri, gerekse emir ve mastar durumları tektir ve fiilden fiile değişkenlik göstermez.
Sulâsî fiillere bir harf eklenerek elde edilen 3 fiil kalıbı bulunmaktadır.
Bunlar:

1. Başa hemze getirilmek suretiyle elde edilen أفْعَلَ (ef'ale),

2. ‘Aynu’l-fiilin tekrarlanması (şedde ile harekelenmesi) ile elde edilen فَعَّلَ (fa'ale),

3. Fâu’l-fiilden sonra bir elif eklenerek elden edilen فاعَلَ (fâ'ale) kalıplarıdır.

Sulâsî fiiller bu kalıplara girdiklerinde yeni anlamlar kazanırlar.
Şimdi sulâsî fiile bir harf eklenerek elde edilen bu kalıpların mâzî, muzâri, emir ve mastar hallerini bir tablo olarak görelim:
MastarEmirMuzariMazi
إِفْعالٌأَفْعِلْيُفْعِلُأفْعَلَ
تَفْعِيلٌ - تَفْعِلَةٌفَعِّلْيُفَعِّلُفَعَّلَ
مُفاعَلَةٌ – فِعالٌفاعِلْيُفاعِلُفاعَلَ

1. أفْعَلَ (veya إِفْعالٌ ) kalıbı:
Geçişsiz olan (nesne almayan) bir fiil bu kalıba uyarlanmak suretiyle geçişli hâle gelir.
Geçişli bir fiil de bu kalıba uyarlanmak suretiyle çift geçişli (iki nesne alan fiil) hâle gelir.
Örnek:

خَرَجَ : Çıktı → أخْرَجَ : Çıkardı

سَعِدَ : Mutlu oldu → أَسْعَدَ : Mutlu etti, mutlandırdı

CümleTercüme
خَرَجَ اللاعِبُOyuncu çıktı.
أَخْرَجَ الحَكَمُ اللاعِبَHakem oyuncuyu çıkardı –ihraç etti-.
سَعِدْتُ بِمَعْرِفَتِكَSeni tanıdığıma mutlu oldum.
أسْعَدَتْني زِيارَتُكَZiyaretin beni mutlu etti.

Bu kalıbın mâzî, muzâri, emir ve mastar biçimi şu şekildedir:

MastarEmirMuzariMazi
إِفْعالٌ أَفْعِلْ يُفْعِلُ أفْعَلَ

Şimdi sahîh ve mu‘tel bazı fiillerin bu kalıba uyarlanışını ve anlamca uğradığı değişimi bir tabloda inceleyelim:

MastarEmirMuzariMazi
إِنْزالٌأَنْزِلْيُنْزِلُأنْزَلَنَزَلَ
indirmekindir!indiriyorindirdiindi
إِفْهامٌأَفْهِمْيُفْهِمُأَفْهَمَفَهِمَ
anlatmakanlat!anlatıyoranlattıanladı
إِقامَةٌأَقِمْيُقِيمُأَقَامَقامَ
ikamet etmekikamet etikamet ediyorikamet ettikalktı
إعْدادٌأعِدَّيُعِدُّأعَدَّعَدَّ
hazırlamakhazırlahazırlıyorhazırladısaydı

2. فَعَّلَ (veya تَفْعِيل ) kalıbı:
Geçişsiz bir fiili geçişli, geçişliyi de çift geçişli yapmak için kullanılır.
Bazen mübalağa ifade eder, yani eylemin çokça yapıldığını bildirir.
Bu kalıbın mâzî, muzâri, emir ve mastar biçimi şu şekildedir:
MastarEmirMuzariMazi
تَفْعيلٌ فَعِّلْ يُفَعِّلُ فَعَّلَ

MastarEmirMuzariMazi
تَعْليمٌعَلِّمْيُعَلِّمُعَلَّمَ
öğretimöğret!öğretiyoröğretti

عَلِمَ : Bildi → أعْلَمَ : Bildirdi → عَلَّمَ : Öğretti

كَمُلَ : Kemale erdi → أَكْمَلَ :Tamamlandı, ikmal etti → كَمَّلَ : Mükemmel hale getirdi, mükemmelleştirdi

قَطَعَ : Kesti → قَطَّعَ : Lime lime doğradı

مَزَقَ : Yırttı → مَزَّقَ : Parçaladı, paramparça etti

Şimdi sahîh ve mu‘tel bazı fiillerin bu kalıba uyarlanışını ve anlamca uğradığı değişimi bir tabloda inceleyelim:

MastarEmirMuzariMazi
تَقْدِيمٌقَدِّمْيُقَدِّمُقَدَّمَقَدِمَ
sunmak, takdim etmeksun, takdim et!sunar, takdim edersundu, takdim ettigeldi
تَحْمِيلٌحَمِّلْيُحَمِّلُحَمَّلَحَمَلَ
yüklemekyükle!yükleryükledi, taşıttıtaşıdı
تَنْوِيمٌنَوِّمْيُنَوِّمُنَوِّمَنَامَ
uyutmakuyut!uyuturuyuttuuyudu
تَقْوِيَةٌقَوِّيُقَوِّيقَوَّىقَوِيَ
güçlendirmekgüçlendir!güçlendirirgüçlendirdigüçlü oldu
تَقْبِيلٌقَبِّلْيُقَبِّلُقَبَّلَقَبِلَ
öpmeköp!öperöptükabul etti
3. فَاعَلَ (veya مُفَاعَلَةٌ ) kalıbı:
Bu kalıbın en önemli özelliği işdeşlik ifade etmesidir, yani karşılıklı yapılan eylemler için kullanılmasıdır.
Mesela güreşmek, savaşmak, dövüşmek (boks yapmak), yazışmak, görüşmek gibi.
Bu kalıbın mâzî, muzâri, emir ve mastar biçimi şu şekildedir:
MastarEmirMuzariMazi
مُفاعَلَةٌ / فِعالٌفاعِلْيُفاعِلُفاعَلَ

Şimdi sahîh ve mu‘tel bazı fiillerin bu kalıba uyarlanışını ve anlamca uğradığı değişimi bir tabloda inceleyelim:

MastarEmirMuzariMazi
مُقَاتَلَةٌ – قِتَالٌقَاتِلْيُقَاتِلُقَاتَلَقَتَلَ
savaşmaksavaş!savaşırsavaştıöldürdü
مُقَابَلَةٌقَابِلْيُقَابِلُقَابَلَقَبِلَ
görüşmekgörüş!görüşürgörüştükabul etti
مُلَكَمَةٌلَكِمْيُلَاكِمُلَكَمَلَكَمَ
dövüşmek (boks yapmak)dövüş! (boks yap!)dövüşür (boks yapar)dövüştü (boks yaptı)yumruk attı
مُصَارَعَةٌ – صِرَاعٌصَارِعْيُصَارِعُصَارَعَصَرَعَ
güreşmek, mücadele etmekgüreş, mücadele et!güreşir, mücadele edergüreşti, mücadele ettiyere serdi, yere fırlattı
مُشَاهَدَةٌشَاهِدْيُشَاهِدُشَاهَدَشَهِدَ
izlemekizle!izliyorizleditanık oldu, tanıklık etti
مُحَاوَلَةٌحَاوِلْيُحَاوِلُحَاوَلَحَالَ
denemek, çabalamakdene, çabala!çabalar, denerçabaladı, denedidönüştü
مُقَاوَمَةٌقَاوِمْيُقَاوِمُقَاوَمَقَامَ
direnmekdiren!direnirdirendikalktı
مُبَايَعَةٌبَايِعْيُبَايِعُبَايَعَبَاعَ
biat etmekbiat et!biat ederbiat ettisattı
مُعَانَاةٌعَانِيُعَانِيعَانَىعَنَى
boğuşmak, muzdarip olmakboğuş!muzdarip olur, boğuşurmuzdarip oldu, boğuştukastetti, demek istedi
مُآخَذَةٌآخِذْيُؤَاخِذُآخَذَأَخَذَ
suçlamaksuçla!suçlarsuçlamakaldı
مُسَاعَدَةٌسَاعِدْيُسَاعِدُسَاعَدَسَعِدَ
yardım etmekyardım et!yardım ederyardım ettimutlu oldu

CümleTercüme
فَهِمَ الطَّالِبُ الدَّرْسَÖğrenci dersi anladı.
أَفْهَمَ المُعَلِّمُ الطَّالِبَ الدَّرْسَÖğretmen öğrenciye dersi anlattı –dersi anlamasını sağladı-.
أَفْهَمْتُ خَلِيلاً المَسْأَلَةَMeseleyi Halil’e anlattım.
أوْقَفَتْ شُّرْطِيَّةُ المُرور السَّيَّاراتِKadın polis arabaları durdurdu.
الموَظَّفُونَ أَرْكَبوا الأطْفالَ على الحِصانِGörevliler çocukları ata bindirdiler.
يُرْسِمُ الُمعَلِّمُ الطُّلّبَ شَكْلَ الجَبَلِÖğretmen öğrencilere dağ şekli çizdiriyor.
﴿كُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَ تُسْرِفُوا إِنَّهُ لَ يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ.﴾ Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz. Allah şüphesiz israf edenleri sevmez.





http://2kelime.com/     -     tkuzan@gmail.com