وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ الَّذِينَ اعْتَدَواْ مِنكُمْ فِي السَّبْتِ فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُواْ قِرَدَةً خَاسِئِينَ
2|65|Andolsun, sizden cumartesi (günü) yasağı çiğneyenleri elbette biliyorsunuz. İşte Biz, onlara: *Aşağılık maymunlar olun* dedik.

Turgut Kuzan ayet yorumu

Maymun hakkında ayet ve hadisler

Maymun hakkında ayet ve hadisler

Andolsun, sizden cumartesi (günü) yasağı çiğneyenleri elbette biliyorsunuz. İşte biz, onlara: "Aşağılık maymunlar olun" dedik. (BAKARA/65)
De ki: "Allah katında, 'kesinleşmiş bir ceza olarak' bundan daha kötüsünü haber vereyim mi?
Allah'ın kendisine lanet ettiği, ona karşı gazablandığı ve onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ile tağuta tapanlar; işte bunlar, yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan daha çok sapmışlardır." (MAİDE/60)
Onlar, kendisinden sakındırıldıkları 'şeyi yapmada ısrar edip başkaldırınca' onlara: "Aşağılık maymunlar olunuz" dedik. (A'RAF/166)

----------
Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: "Ey Enes," dedi, "insanlar yurtlar ediniyor. Bu yurtlardan biri Basra ve Busayra diye tesmiye edilmektedir.
Eğer sen oraya uğrar veya ona girersen, oranın çorak (tuzlu) arazisinden, gemilerin yanaştığı limanından, çarşısından, ümerasının kapılarından sakınasın!
Sana oranın güneşe açık yerlerini (dağları) tavsiye ederim. Zira orada hasf (yere batma), kazf ve zelzele olacak.
Bir kavim de normal şekilde akşama erdiği halde, sabaha maymun ve hınzırlar olarak çıkacak."

Kaynak : Ebu Davud, Melahim 10, (4307)

Açıklama :
Hazreti Peygamber(aleyhissalâtü vesselâm) Hazreti Enes'i Basra'da karşılaşabileceği menfi durumlara karşı uyarmaktadır:
Çorak arâzi: Ekin bitirmeyen yer,
Çarşı: Orada husûle gelen gaflet, lüzumsuz lakırdılar, hileler, fâsid akidler vs. sebebiyle.
Ümera kapısı: Zulmün çokça işlendiği yer.
Güneşe açık yerler (Dahâvî): Bunların dağlar olduğu, dolayısıyla dağlara gidip inzivaya çekilmesini emrettiği belirtilmiştir.
Hasf: Yere batıp, toprağın derinliklerinde kaybolmak. Basrâ'da .böyle bir vak'anın olacağı haber verilmiş olmaktadır.
Kazf: iki mânası var.
 1- Soğuk, şiddetli bir rüzgâr,
 2- Ölüyü, arzın gömüldükten sonra dışarı atması.
Akşama sâlih olarak ulaşıp, sabaha maymun ve hınzırlar olarak çıkmak'tan murad, mesh'dir. (suret değişmesi) 
Bazı âlimler, bu teşbihle, Basra'da Kaderiye mezhebinin çıkacağının haber verildiğini söylemişlerdir. 
Zîra bu ümmete, hasf (yere batırma) ve mesh (suret değişmesi) hadiseleri, kaderi inkâr edenlere gelecek diye bilinmektedir.
----------
Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: "Bir hicretten sonra bir hicret daha olacak. 
Arz ehlinin hayırlılarına Hazreti İbrahim'in hicret ettiği yer (Şam) gereklidir. 
Arzda, ahalisinin şerirleri kalır. 
Arzları, onları (öbür dünyaya) atar. Allah Teala da onlardan hoşlanmaz. 
Onları ateş, maymunlar ve hınzırlarla birlikte haşreder."

Kaynak : Ebu Davud, Cihad 3, (2482)

Açıklama :
Şam deyince, Suriye bölgesini anlamamız gerekecektir. Çünkü bugün Şam deyince sadece Suriye'nin başşehri olan Şam'ı anlarız. 
Halbuki eski kitaplarda bu şehrin adı Dımeşk'tir. 
Mu'cemu'l-Büldan'da Şam bölgesinin sınırı Fırat'tan başlatılıp Mısır diyarındaki el-Ariş'e kadar, kıble cihetinden Tayy dağları ile Rum denizi arası diye çizilir. 
Başlıca şehirleri olarak Menbec, Haleb, Hama, Humus, Dımeşk, el-Beytu'l-Makdis, Antakya, Trablus vs. sayılır. 
Belli başlı bölgeleri olarak da Kınnesrîn, Dımeşk, Ürdün, Filistin, Humus bölgeleri zikredilir. 
Bu Açıklamaya göre, eski kitaplardaki Şam kelimesi, sadece bugünkü Suriye'yi kasdetmiyor. Filistin, Ürdün, Lübnan topraklarını da içine alıyor. 
Bu meyanda, Mu'cemu'l-Büldan'ın Şam'dan saydığı giriş noktaları olarak, Masisa, Tarsus, Ezene, Antakya, Maraş, Hades, Bağras ve Belka isimleri de zikredilir.
Şu halde hadislerde tafdil edilen Şam'ın, geniş bir saha olduğunu, yurdumuzun güneydoğu kısmını da içine aldığını bilmemizde fayda var. 
Yine Mu'cemu'l-Büldan'da Abdullah Amr İbnu'l-As'ın şu söz kaydedilir: 
 
 "Hayır on kısma bölündü. Bunun onda dokuzu Şam'a verildi, onda biri arzın diğer yerlerine. Şer de ona taksim edildi. Bunun onda biri Şam'a, onda dokuzu arzın diğer yerlerine verildi."
 Bu, sahih bir rivayet olması halinde hükmen merfu sayılması gerekir. 
Çünkü bu Açıklama içtihadla olamaz, vahiyle olabilir. 
Rivayetin sıhhati meşkuk olması halinde, Şam hakkındaki yaygın kanaati aksettirmesi bakımından yine de kıymet taşır. 
Hayat hikayeleri Kur'an'da geçen bütün peygamberlerin bu bölgede gelipgeçmeleri, bu bölgenin manevi bir berekete mazhar olduğunu anlamada kafi bir durumdur. 
Ayrıca medeniyetin bu bölgelerde doğup her tarafa buradan geçtiği de ciddi bir nazariye olarak benimsenmiştir. 
Muhammed İbnu Amr İbnu Yezid es-Sağânî der ki: 
"Kitaplarda Şam isminin o kadar çok zikrine rastladım ki, bende, Cenab-ı Hakk'ın arzı yaratmaktan maksadı sanki Şam'ı yaratmakmış gibi bir düşünce hasıl oldu." 
Yakut el-Hamevi merhum, Resûlullah'tan da şu rivayeti kaydeder: 
"Şam, Allah'ın beldeleri arasında Safvetullahtır (yani en temiz yeri). Kullarından temiz olanları da oraya seçer. 
Ey Yemenliler, size Şam'ı tavsiye ederim. Çünkü arzda Safvetulallah Şam'dır. İmtina eden bilsin ki Allah Şam'ı bana tekeffül etmiştir."
Gerçekten o diyar bidayetten beri İslam'a merkezlik etmiş; büyük alimler oralarda yetişmiştir. 
Bugünkü tezebzüb ve tedenninin geçici olduğuna inanıyor, Rabb-i Rahim'den bu diyarların tekrar eski misyonuna bir an önce dönmesini niyaz ediyoruz
----------
Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: 
"Ümmetimden bir kavim, ferci (zinayı), ipeği, içkiyi, çalgıyı helal addedecektir. 
Bir kısım kavimler de bir dağın eteğine inecekler. 
Onların sürüsünü, çoban sabahları yanlarına getirecek. (Fakir) bir adam da bir ihtiyacı için yanlarına gelecek. 
Onlar adama: "Bize yarın gel!" derler. Bunun üzerine Allah onları geceleyin yakalayıverir ve dağı tepelerine koyarak bir kısmım helak eder. 
Geri kalanları da mesh ederek kıyamete kadar maymun ve hımırlara çevirir."

Kaynak : Buhari, Eşribe 6

Açıklama :
Hadiste zikredilen belanın hakikatı üzere olacağı gibi, mecaz olacağı da kabul edilmiştir. 
Hakikatı üzere olması mümkündür. 
Zîra geçmiş milletlerde, benzer hâdiseler vaki olmuştur. 
Mecaz olması halinde insanların ahvalinin değişmesinden kinayedir. 
İbnu Hacer: "Hakikat olması esastır" der
----------
Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: (Kur'an'ı Kerimede zikri geçen) sofra gökten ekmek ve et olarak indirildi. 
Bu mucizeye mazhar olanlara, ihanet etmemeleri ve ertesi gün için, o yiyeceklerden ayırmamaları emredildi. 
Ancak onlar bunu dinlemediler, hem ihanet ettiler hem de yemeklerinden ayırıp ertesi gün için sakladılar. 
Bunun üzerine ceza olarak maymun ve hınzır suretine çevrildiler."

Kaynak : Tirmizi, Tefsir, Maide (3063)

Açıklama :
Bu hadis, Maide suresinde geçen bir hadise hakkında -ki sure, ismini bu hadiseden alır- kısa bir Açıklama sunmaktadır: 
Hazreti İsâ'nın havarileri, imanlarının artması için, kendilerine gökten bir sofra inmesini taleb ederler (112-114. ayetler). 
Cenâb-ı Hakk bu talebe şu cevabı verir: "Ben onu size indireceğim, bundan sonra içinizden kim inkâr ederse, dünyalarda kimseye azâb etmeyeceğim şekilde ona azâb edeceğim" (Maide: 5/115).
 

Bu ayetin Açıklamasından İslâm alimleri bazı farklı fikirler ileri sürmüşlerdir.

1- Ayette bahsedilen sofra Hazreti İsa zamanında Yahudilere indirilmiştir. Sofra inme hadisesine hem âyet, hem de bir kısım rivayetler delalet eder.
2- Bazı âlimler bu sofranın inmediğine kâil olmuşlardır. Bunlar ayeti darb-ı mesel olarak alırlar, Hıristiyanlarca sofra mucizesi diye bir mucizeye inanılmaması, bilinmemesi keyfiyetini de fikirlerini te'yid edici bir unsur olarak zikrederler.
 
 Ancak, Cumhur'un görüşü, âyetin zâhirinde de çıkan mânaya uygun olarak havârîlere sofranın Hazreti İsa'nın zamanında inmiş olmasında ittifak eder

Görüntülenme : 44


Turgut Kuzan ayet yorumu

-Aşağılık maymunlar olun- ifadesi ile ilgili yorumlar


b. Bu kelime, -kıredet’ kelimesinin sıfatı değil-, Yahudilere işaret eden “Kanû” filinin ismi olan “vav” zamirine haldir. 
Buna göre ayetin manası; “aşağılanmış olarak maymun olun” şeklinde olur(krş. Alusî, ilgili ayetin tefsiri). 
Beğavî, Şevkanî gibi tefsirciler bu ikinci anlamı -“hasiîn” kelimesini “kanû” fiilinin ikinci haberi olarak kabul etmek suretiyle- tercih etmişlerdir.
(bk. Beğavî, Şevkanî, ilgili ayetin tefsiri). Ünlü tefsirci Beyzavî ve Nesefî de ifadeyi “yani, hem maymun, hem de aşağılanmış mahluk olun” diyerek ikinci manayı tek mana olarak algılamışlardır. 
Fakat meallerde daha çok “aşağılık maymunlar” olarak ifade edilmiştir. Biz de bu ikinci manayı tercih ederiz. Dolayısıyla “aşağılık” olan maymun değil, suç işlemiş -ilgili- Yahudilerdir.


Hüseyin Atay mealinde :

65. Şüphesiz, Cumartesinde içinizden aşırı gidenleri biliyorsunuzdur. Onlara "Aşağılık maymunlar gibi olun" dedik.


Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi

65. Andolsun; muhakkak siz içinizden o kimseleri elbette bilmişsinizdir ki; (kendilerine haram olduğu halde) cumartesi (günün)de (balık avlayarak, Bizim koyduğumuz) haddi aşmıştılar da bu yüzden 
Biz kendilerine: “Maymunlar(a döndürülmüş kimseler) ve alçaklar olun!” buyurmuştuk.

Mehmet Okuyan meali

65. İçinizden cumartesi günü (avlanma yasağını) çiğneyenleri ve bu yüzden kendilerine “Aşağılık maymunlar (gibi) olun!” dediğimizi elbette bilmektesiniz.

Mustafa İslamoğlu meali

65. Nitekim, içinizden Yasak Günü'nde haddi anan kimseleri siz de biliyorsunuz. Onlara, "Maymunlardan beter olun!" demiştik.

Mustafa Öztürk meali 

65. Nitekim siz [Davud peygamber zamanında] cumartesi gününün kutsallığını ihlal edip o gün avlanma yasağını çiğneyenlerin bulunduğunu bilirsiniz. 
Bu azgınlıkları sebebiyle biz de onlara, "Hepiniz aşağılık bir halde maymunlar gibi olun. [Bundan böyle zillet, rezillik, sefillik içinde yaşayın. ] " dedik.

Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

65. Andolsun ki, sizler içinizde cumartesi gününü ihlal edenleri biliyorsunuz, bu davranışlarından ötürü onlara, aşağılık maymunlar(dan beter) olun; demiştik.

Görüntülenme : 52


E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim : Turgut Kuzan [email protected]

Web sitemizi kullanırken karşılaştığınız problemleri, önerilerinizi lütfen e-posta ile iletiniz.